Anasayfa
Hakkımızda
Dosyalar
İletişim
 


* IPM Hizmetlerimiz


* IPM Nedir ?

* Keneler ve Kontrolü

* Kullandığımız İzleme ve Kontrol Aparatları

* Hedef Zararlılar

* Kuş Kontrolü



 

        Gıda üretim tesislerinde IPM servis hizmeti veren teknisyenlerin asgari bir eğitimden geçmiş olmaları gerekmektedir. Bu eğitimin “asgari” düzeyinin ne olduğu ülkemizde maalesef tam olarak bilinmemektedir. Şu ana kadar bilinen tek resmi eğitim Mesul Müdürlük eğitimleri iken, 2011 Mayıs ayında yapılan Yönetmelik değişikliklerinde Mesul Müdürler dışında kalan operasyon elemanlarına da Bakanlığın göstereceği adreslerden eğitim verileceği ve bunun iki yıl içerisinde tamamlanması gerektiği yer almaktadır. Bazı ilaç şirketlerinin tanıtım toplantıları ve üniversitelerin, meslek odalarının günlük oturumları dışında servis veren teknisyenlere ait eğitim faaliyetleri ne yazık ki bulunmamaktadır.

    Zararlılara yönelik mücadelede teknisyenlerimizin ihtiyaç duyduğu mesleki bilgi dışında gıdanın kendine has yapısıyla ilgili özel bilgilere sahip olunmalı, ürün güvenliği riskleri çok yakından tanınmalıdır. Oysa, zararlılarla savaşım Gıda Mühendisliği akademik programlarında yetersiz; Ziraat Mühendisliği Bitki Koruma bölümlerinde ise (alt yapının daha iyi verilmiş olmasına rağmen) tarım dışı alanları açıklayabilmekten uzak bir şekilde yer almkatadır.

    Bağımsız zararlı yönetim ve zararlı kontrol firmalarının kendi yollarını bulmaları kuşkusuz bu koşullardan ayrı düşünülemez. Her firma kendi bünyesinde, kendi olanaklarıyla genel ve özele ilişkin spesifik eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmıştır, çalışmaktadır. Gıda sektöründeki müşterilerin taleplerini yerine getirmek için ihtiyaç duyulan bilgiler, daha önceden akademik olarak kazandırılmadığı için eklektik bir şekilde oluşmaya başlamıştır. Bir yandan zararlı mücadele firmaları müşterinin her istediğini sorgulamadan yerine getirmeye çalışırken; diğer yandan müşterilerimiz zararlı yönetimine katkısı tartışılır bir takım taleplerde bulunmaya başlamıştır. Zararlı sorunlarının kaynağını bulmaya, doğru aksiyonlar almaya, kontrolün devamlılığını sağlamaya yani işin özüne değil; maaş bordroları, SGK kayıtları, kullanılan ürünlerin ticari evrakları, gümrük belgeleri, gizli reçeteleri, analiz raporları v.b. ile evraklar gıda işletmeleri tarafından ne işe yaradığı bilinmeden talep edilmeye başlanmıştır. Hizmet veren frmalar da sorgulamadan bu talepleri karşılamaya çalışmaktadırlar. Oysa, aynı dosyada olmazsa olmaz belgelerden MSDS'ler kapanalı yıllar olmuş firmalara aittir veya dosyanın en önemli evrağı olan biyosidal ürün etiketinde hedef zararlının adı dahi geçmemektedir! Bunlara her rutin serviste "önlem" adına "koruyucu ilaçlama isteyen müşterilerimizi de ilave edersek gıda güvenliğinin zayıf halkalarından bir tanesini kolayca tanımlamış oluruz.

    Yaklaşık son 10 yıldır bazı standartların hayata geçirildiğinden söz edebiliyorsak bunun birden fazla nedeni vardır. ISO , HACCP ve diğer Kalite Standardizasyon çalışmaları, AIB gibi adını anmadan geçemeyeceğimiz gıdada uzman yabancı denetim kuruluşları, gıda üretici ve tedarikçilerinin uymayı kabul ettikleri uluslararası gıda güvenliği standartları, 1990'ların ikinci yarısından itibaren ülkemizde faaliyet göstermeye başlayan yabancı kökenli pest kontrol şirketleri, yabancı yatırımcılarla büyüyen gıda pazarında farklı hizmet talepleri, modernleşen ve teknolojik olarak kendini yenileyen gıda sektörü, gıda işletmelerinde sorumlulukların mesleki eğitimli elemanlarca paylaşılmaya başlanması, sektörde tecrübeli kadroların danışmanlık hizmeti vermeye başlaması, “ilaçlama” şirketlerinin deneyimlerini geliştirerek sürece uyum sağlamaları, AB ile ilgili çıkan yasalar ve yayınlanan yönetmelikler, internet ortamında bilgi edinim ve paylaşımının artması, yabancı dil bilen yöneticilerin pest kontrol alanında görev almaya başlaması, pest kontrol aparatlarının ülkemizde ve ekonomik bir şekilde üretilmeye başlanması, Sağlık Bakanlığı'nın sürece müdahale ederek bir Yönetmelik yayınlaması v.b tüm bu süreçte şu ya da bu oranda, eş zamanlı veya peşi sıra etkili olmuşlardır.

    PROTEK sektör olarak tüm bu gelişme dinamiklerin başından beri farkındadır ve hepsini yaşayarak görmekten dolayı mutluluk taşımaktadır. Ülkemizde zararlı yönetiminin ve kontrolünün bu günlere ulaşmasında gıda sektörünün oynadığı rol belirleyicidir. Bu belirleyicilik gıda sektörünün sürekli hizmet almasında ifadesini bulmaktadır.

    Bu sektörde verilecek zararlı yönetim hizmetinin firmalara göre değişen özellikleri yanında belli standartlara oturması gerektiğine inandığımız için PROTEK ısrarla uluslar arası standartlardan yana tavır almış ve yenilikleri sürekli izlemiş ve uluslarası kurumsal bağlantıları ile izlemeye devam etmektedir.

    Özetle, bir gıda işletmesinde zararlı yönetimi faaliyetinde bulunan bir teknisyenin “gıda, gıda güvenliği, GMP ve entegre zararlı yönetimi -IPM” alanlarında eğitimleri bulunmalıdır. PROTEK bu eğitim ihtiyacını, Mesul Müdürlük dışında, resmi seçenekler bulunmadığı için Amerika ve Avrupa'daki üniversite ve meslek kuruluşlarından sağlamaktadır. Ülkemizde görev yapan değerli bilim adamları ve uzmanlarla olan ilişkilerimiz bu bilgilerimizin hayata geçirilmesinde büyük yarar sağlamaktadır. Bu kaynakların ışığında, 18 yıldır saha deneyimimiz ve sektörümüzde onlarca yıllık deneyime sahip kadrolarımızla bu olmazsa olmaz “asgari eğitimi” başlangıçtan bu yana sağlamaktayız.


GIDA ÜRETİMİ ve TEDARİKÇİLERİNDE ZARARLI YÖNETİMİ PRENSİPLERİ

Gıda üreticileri için sistemli ve düzenli bir pest kontrol faaliyeti yasal zorunluluktur. Ülkemizdeki yasalar ve yönetmelikler zararlılara karşı yürütülecek faaliyetleri düzenlemektedir. PROTEK yasal yükümlülüklere uymayı baştan kabul eder.

Gıda işletmelerininyazılı bir zararlı yönetim programı bulunmalıdır. Bu program işletmenin zararlı mücadelesinde stratejisi anlamına gelir ve hizmet almayı şekillendirir. PROTEK sektörün ihtiyaç duyduğu prosedürlerin hazırlanmasında destek vermektedir.

Fabrikada sürdürülecek zararlı yönetim faaliyetlerinden sorumlu, konusunda eğitimli bir kişi görevlendirilmelidir. PROTEK bu sorumluluğun Kalite Güvence departmanı tarafından üstlenilmesini önerir. Gıda sektöründe İdari İşler, İnsan Kaynakları, Güvenlik v.b. gibi departmanların üretim sürecini de yakındann ilgilendiren entegre zararlı yönetim (IPM) faaliyetlerini gerektiği gibi denetleyip yönlendirmeleri beklenemez.

Gıda işletmesi Sağlık Bakanlığı tarafından " Biyosidal Ürün Uygulama İzin Belgesi " verilmiş bir firma ile çalışmalıdır. ( PROTEK izin belgesi: İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü 3977/88). Ülkemizde geçerli olan yönetmeliklere bağlı olarak biyosidal ürün kullanım izni sadece yukarıda adı geçen belgeye sahip firmalara verilmiştir. Dolayısıyla biyosidal ürünlerle yapılacak uygulamalar rastgele fabrika elemanlarınca yapılamaz. Ancak, günlük-haftalık izlemeler için (ilaç kullanımı dışında) fabrika içerisinden bir eleman eğitilebilir.

Rutin ziyaretler arasında tespit edilecek sorunların takibi için eğitim almış bir işletme personeli görevlendirilmelidir. PROTEK bu tür durumlar için gerekli eğitimi belgeleyerek vermektedir.

Gıda işletmelerinde kullanılacak biyosidal ürünler işletme yetkilileri ile birlikte tespit edilmelidir. PROTEK bu noktada gerekli ve yeterli bilgileri işletme sorumlularına aktarmakla yükümlüdür.

IPM uygulamalarında ürünün güvenliğini tehlikeye sokacak malzemeler ve yöntemler kullanılmaz. Yanlış yöntemler ve uygun olmayan formülasyon talepleri karşısında PROTEK doğrusunu önerir; yanlış olanı hayata geçirmez. İlaç ve yöntem değişikliklerinden fabrika yetkililerinin haberdar olması gerekmektedir.

Üretimi etkileyecek yöntemler kullanılırken mutlaka işletme yetkilisinden onay alınmalıdır. Uygulama anında üretim faaliyetleri sona erdirilmiş olmalıdır. PROTEK üretim ve paketleme alanlarında faaliyet varken uygulama yapmaz.

IPM firmasının raporlarında ve açıklamalarında kullandığı kavramların işletme yetkililerince de bilinmesi zorunludur. PROTEK , uygulamalarının yazılı IPM programına uygun olmasına özen gösterir.

Kullanılan biyosidal ürünlerin ve tüm kimyasalların etiket ve MSDS (Malzeme Güvenlik Belgeleri)'leri dosyada hazır bulundurulmalıdır.

Kullanılan biyosidal ürünler özel bir form hazırlanarak (Pestisit Kullanım Formu v.b.) ayrıca kayıt altında tutulmalıdır. PROTEK 'in hazırlayacağı bu formatta kullanılan ürünün ticari ismi, aktif maddesi, uygulama yöntemi, kullanım dozu, hedef zararlı, uygulama yeri ve saati, ilaçlama sonrası yeniden kullanım için gerekiyorsa uyarılar ve teknisyen imzası yer yer almaktadır.

Her servis sonrası mevcut durum ve olası durumlar için yazılı rapor bırakılmalıdır. Sağlık Bakanlığı ruhsatlı ürünler dışında Tarım Bakanlığı ruhsatlı ürünler (herbisitler v.b.) dış çevrede kullanılmışsa, bu ilaçların kullanımında yer alan aparatlar ayrı olmalıdır. İlaç kalıntılarının birbirine karışma olasılığı ortadan kaldırılmalıdır. PROTEK taahhütlerine uygun olarak sadece Sağlık Bakanlığı ruhsatlı biyosidal ürünler kullanır.

Kimyasal ilçalara ait boş da olsa hiçbir ambalaj malzemesi fabrika sınırları içerisinde bırakılmamalıdır.

Kuşlar dahil hedef zararlılar sözleşmede yer almalıdır. PROTEK kuş kontrolü konusunda görev ve sorumluluklarına sözleşmede yer verir.

Kimyasalın mümkün olduğunca az kullanımı benimsenmelidir. Zorunlu durumlar dışında kimyasal kullanılmamalıdır. PROTEK kök nedenlerin bulunarak sorunun kalıcı çözümünden ve kimyasal olmayan yönemlerin yaygınlaştırılmasından yanadır.

Gıda üretim tesislerinin üretim, paketleme ve depolama alanlarında rodentisit (fare zehiri) kullanılmaz. Fare zehirleri dış alanlarda özel kutuları içerisinde kullanılır. İstisnalar fabrika yetkilileri ile birlikte belirlenmelidir. PROTEK , dış sahada dahi ürüne yakın noktalarda rodentisit kullanmaktan kaçınır.

Fabrika binası ve dış çit boyunca yem istasyonları kullanılır. Her türlü hava koşuluna dayanıklı ve kilitli yem kutuları sabitlenir ve tanımlanır. İstasyonlar kapı girişleri dışında yaklaşık 20 metre ara ile yerleştirilir. PROTEK , yem istasyonlarını bir risk analizine bağlı olarak yerleştirir.

Yem istasyonlarının kontrolü 30 günü geçemez. PROTEK bu kontrol sıklığının kemirgen aktivitesine bağlı olarak değişebileceğini kabul eder.

İç alan kemirgen (Fındık faresi) kontrolünde zehirli yem içeren kutular yerine “canlı yakalama kapanları” kullanılmalıdır. Bu kapanlarda toksik materyal bulundurulmaz. Canlı kapanların kapı kenarları hariç yaklaşık 10 metre aralıklarla duvar boyunca yerleştirilmesi uygun görülmektedir. PROTEK dışa açılan kapıların her iki yanına canlı kapan yerleştirmeyi prensi olarak kabul eder.

Canlı kapanların kontrolleri en geç 7 gün içerisinde yapılmalıdır. PROTEK eğitimini sağladığı işletme personeli ile bu izlemenin sıklaştırılması eğilimindedir. PROTEK canlı kapanların kontrolünü günlük yapan bir çok kuruluşla çalışmaktan memnuniyet duymaktadır.

İşletmelerde iç ve dış alanda kullanılan tüm aparatlar sabit olmalı ve bir plan üzerinde gösterilmelidir. PROTEK bu planın güncellenmesinden sorumludur.

Sineklere karşı iç alanlarda “ışıklı sinek tuzakları” kullanılmalıdır. Bu cihazlar dışarıdan görülmeyecek şekilde yerleştirilmelidir. Sinek tutucu cihazlar ürün ve ekipmandan en az 3 metre uzakta monte edilmiş olmalıdır.
Işıklı sinek tuzakları yapışkan levhalı modellerden tercih edilmelidir. (ILT- Insect Light Traps). PROTEK , ILT cihazlarının 3 metreyi geçmeyen yüksekliklerde montajını tavsiye eder.

Sinek tutucuların temizlikleri ve kontrolleri bir ayı geçmemelidir. PROTEK yaz mevsimi boyunca haftalık kontrolleri önermektedir. İşletmenin özelliklerine bağlı olarak kontrol sıklığının belirlenmesinde yarar vardır. PROTEK bir süre sonra hazırlayacağı grafiklerle gerçek kontrol sıklığını belirleyecektir. ILT cihazlarfının lambaları, yanmaya devam etseler dahi, en geç 12 ayın sonunda değiştirilmelidir. Bu lambalar kırılma durumunda dağılmaz özellikte (shatter proof) olmalıdırlar.

Kuşlara yönelik gözlemler ve kuş popülasyonundan kaynaklanan tehlikeler ile doğal yaşama ait canlı aktiviteleri servis raporlarında yer almalıdır. PROTEK sözleşme dışı durumlarda dahi alınacak önlemler konusunda işletme yetkililerini bilgilendirir.

Zararlı mücadelesine ilişkin eğitimler yılda en az bir kez tüm işletme çalışanlarına kazandırılmalıdır. PROTEK , sözleşmeye bağlı olarak yılda bir kez konusuyla ilgili rutin eğitim verir.

İşletme alanı içerisinde kimyasal ilaç depolanamaz. PROTEK kullandığı tüm kimyasallarını orijinal kutularında muhafaza eder ve kullanım için ayrılan miktar dışında işletme içerisine kimyasal taşımaz.

PROTEK etkin bir pest kontrol sisteminin kurulması için gerekli olan yalıtım ihtiyaçlarını; sistem aparatlarının doğru kullanımı ve korunması için personel eğitimini; kontrol seviyesinin yükselmesi için sanitasyon çalışmalarıyla koordinasyonu; pest kontrol monitörlerinin yerleştirilebilmesi için gerekli olan duvar çnü açıklıklarının sağlanmasını; zararlılar için cazibe oluşturan noktaların ortadan kaldırılmasını belirler ve takipçisi olur.


" ANT BİLİŞİM 0 216 511 20 03 - 04 "