|
SİVRİSİNEKLER

Sivrisinek sistematik açıdan
;
İnsecta (Böcekler) sınıfının
Diptera ( İki kanatlılar)
takımının
Culicidae (Karasinekler)
familyasına bağlıdır.
İnsan ve hayvanlardan
bol miktarda kan emmeleri, oldukça yüksek bir
biyolojik potansiyele sahip olmaları, hızla
üremeleri, çok sayıda hastalığın etkenini
taşımaları nedeni ile kan emici vektörler
içerisinde 2700 türü ile sivrisinekler önemli
bir yer tutmaktadır.Erişkin sivrisineklerin
dişileri kan emerek beslenirler. Erkekleri ise
bitkilerin yaprak ve çiçeklerinden bitki dokusu
özsuyu alarak ya da sulu meyvelerden
beslenirler.

Dişi sivrisineğin hortumu çok
ince ( 0.055 mm çapında) olduğundan deriye
sokulur ve emilecek kanın pıhtılaşmasını
engellemek için tükrük salgı bezinden açılan
deliğe bir salgı akıtılır. Bu tükürük salgısı,
sinir uçlarını etkileyerek şiddetli yerel yanma
duyulmasına neden olur. Sokma sonucu, sokulan
yerde kaşıntı, şişlik, kızarıklık oluşur.
Sivrisinekler tarafından
bulaştırılan hastalıklar arasında , insanın
tarihsel gelişimi içerisinde en önemli
hastalıklardan birisi olan sıtma
önemli bir yer tutar. Sıtmayı
sivrisinekler arasında sadece Anopheles
cinsine bağlı türler bulaştırmaktadır.
Üreme
yerleri: her çeşit göl,
bataklık, doğalçukurlar, taş oyukları, ağaç
kovukları, çayır ve ormanlarda birikmiş yağmur
suları, yavaş akan akarsuların kıyılarında
durgun su odakları, yapay su kıyıları,
bırakılmış kuyular, sarnıçlar, havuzlar, sulma
kanalları, çeltik tarlaları, çeşme yalakları ve
oyukları, konutlar çevresine bırakılan içinde su
biriken her türlü kap, otomobil mezarlıkları,
açıkta kalan lağım suları, fabrika suları,
drenaj kanalları..... gibi yerlerde temiz, az
tuzlu, kirli sular sivrisineklerin üreme
yerleridir.
1 saniyede 40 cm hızla akan sularda
larvalar tutunamadıklarından yaşam olanağı
bulamazlar.
Sivrisinekler, insan ve
hayvanlardan kan emerler. Güneş battıktan sonra
gün doğuncaya kadar kan emerler. Sivrisinekler
güneş ışığından kaçarlar. Bu nedenle, gündüzleri
kuytu noktalarda saklanırlar.
Ülkemizdebugün 60 sivrisinek
türünün varlığıbilinmektedir. Sivrisineklerin
ülkemizde en çok görülen üç cinsi:
-
Culex
-
Anopheles
-
Aedes'dir.
Culex:
Dinlenme zamanlarında, gövdeleri dinlendikleri
yüzeye paralel durumda olup hortumları aşağı
doğru eğiktir. Kanatları tek renktir. Temiz ya
da kirli tüm durgun sulara yumurta bırakırlar.
Yumurtaları kümeler halinde yüzerler. Larvaları,
su yüzeyine 45 derecelik bir açı ile başaşağı
olarak asılıdır. Yaşam siklusları, soğuk
havalarda uzasa da, 10-14 gündür.
Yaygın olarak görülen ev sivrisineklerdir.
Anopheles:
Sıtma (malaria) sivrisineği olarak tanınır.
Dinlenme halinde iken gövdeleri ve hortumları
aynı düz çizgi üzerinde yer alır. Dinlenme
yüzeyine değişik açılardan eğik dururlar.
Kanatları beneklidir. Yumurtalarını bitki örtüsü
ve bitki atıkları bulunan zengin sulara ve tek
tek bırakırlar. Larvaları su yüzeyine paralel
dururlar. Yaşam siklusları 18 günden başlar.
Aedes: Bu
türler sarı humma, deng ve ansefalit
hastalıklarının taşıyıcısıdırlar. Dinlenme
sırasında, gövdeleri dinlenme yüzeyine paralel,
hortumları ise eğik durur. Kanatları tek
renktir. Culex türünden, göğüslerindeki gümüş
renkli pullar ile ayrılırlar. Yumurtalarını sel
sularına, yağmur birikintilerine veya tuzlu su
içeren bataklıklara bırakırlar. Aedes'in
yumurtaları, diğer cinslerden farklı olarak,
kuraklığa uzun süre dayanabilir. Larvaları kısa
ve tombul olup, su yüzeyi ile 45 derecelik bir
açı yaparlar. Yaşam siklusları 10 gündür.
|